Saf şiir anlayışına en yakın şairler arasında şunlar öne çıkmaktadır:
Ayrıca, Cahit Sıtkı Tarancı, Behçet Necatigil, Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Ziya Osman Saba gibi şairler de saf şiir anlayışını benimseyen temsilciler arasındadır
Şair, "şiir söyleyen veya şiir yazan kimse, ozan" anlamına gelir. Terim olarak şair, "bilgi, seziş, duygu ve heyecanlarını ölçülü ve ahenkli biçimde ifade eden kimse" şeklinde tanımlanabilir. Şair kelimesi ayrıca, "bir şeyi bütün incelikleriyle bilmek, sezerek vâkıf olmak; ölçülü ve âhenkli söz söylemek" anlamlarındaki "şi'r" kökünden türemiştir. Şair, dünyayı farklı bir gözle görebilen, duygularını ve düşüncelerini derinlemesine işleyip okuyucuya aktarabilen kişidir.
Nesimi, insanı şiirsel bir dille anlatan şairlerden biridir.
Saf şiir anlayışı, 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkan ve şiirin özüne, ruhuna yönelen bir akımdır. Saf şiir anlayışının bazı özellikleri: Biçim endişesi: Şiirde biçim ve ahenk önemlidir. Anlamın arka planda olması: Anlam, imgelere ve çağrışımlara dayanır; her okuyucu şiirden farklı bir şey anlayabilir. İdeolojik ögelerin dışlanması: Şiir, herhangi bir ideolojinin vasıtası olamaz. Bireysel ve düşsel öğeler: Düşsel ve bireysel bir yaklaşımla evrensel insan tecrübesi dile getirilir. Gizemsellik ve sembolizm: Gizemsellik, simgecilik, ruh, ölüm, masal, rüya, mit gibi temalar işlenir. Saf şiir anlayışının temsilcileri: Ahmet Haşim, Yahya Kemal Beyatlı, Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Sıtkı Tarancı, Asaf Halet Çelebi, Behçet Necatigil, Fazıl Hüsnü Dağlarca.
Şair ve şiir arasındaki bütünlüğün bazı nedenleri: Şairin kişiliği: Her şiir, şairinden izler taşır ve onu ayrı düşünmek mümkün değildir. Dil hakimiyeti: Şair, yazdığı dile son derece hakimdir ve bu, şiirin anlam kazanmasını ve yarına kalmasını sağlar. Toplumsal ve tarihsel bağlam: Şair, içinde yaşadığı toplumu ve çağı bilir; bu, şiirine daha geniş bir anlam kazandırır. Yaratıcı süreç: Şair, kendine özgü bir dil ve yazınsal biçim kullanır; yeni söz dizimleri ve deyimler üreterek dile yeni anlamlar kazandırır. Şiir, dış dünyanın değiştirilip dönüştürülmesiyle ortaya çıkan bir edebi anlatım yoludur.
Saf şiire "öz şiir" denmesinin nedeni, bu şiir anlayışının bireysel ve içsel bir yaklaşımla evrensel insan tecrübesini dile getirmesi ve sanatçının kendine özgü bir imge düzeni oluşturmasıdır. Ayrıca, şiirde dile ve biçime verilen önem de bu adlandırmayı destekler; saf şiirde ahenk, güzel ve etkili söyleyiş ön plandadır. Bu anlayış, Paul Valery'nin şiirde dili her şeyin üstünde tutan görüşünden etkilenmiştir. Saf şiir, Türk edebiyatında özellikle 1940-1960 yılları arasında Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Necip Fazıl Kısakürek gibi şairlerle önemli bir gelenek haline gelmiştir.
Saf şiir anlayışını en iyi temsil eden şairlerden bazıları şunlardır: Ahmet Haşim; Yahya Kemal Beyatlı; Ahmet Muhip Dıranas; Cahit Sıtkı Tarancı; Necip Fazıl Kısakürek; Asaf Halet Çelebi; Fazıl Hüsnü Dağlarca; Behçet Necatigil; Ziya Osman Saba. Saf şiir, Türk edebiyatında özellikle 1940-1960 yılları arasında bu şairlerin eserleriyle önemli bir gelenek haline gelmiştir.
Saf şiir örneklerinden bazıları şunlardır: Yahya Kemal Beyatlı'nın bir şiiri: >Bir erganun ahengi yayılmakta derinden Duyduysam da zevk almadım Slav kederinden. Abdülhak Hamid Tarhan'ın bir dizesi: >Et fikrini lahza lahza tekrar Et beynini pare pare efkar. Ahmet Haşim'in "Bir Günün Sonunda Arzû" şiiri: >Yorgun gözümün halkalarında Güller gibi fecr oldu nümâyân, Güller gibi… sonsuz, iri güller Güller ki kamıştan daha nâlân; Gün doğdu yazık arkalarında! Altın kulelerden yine kuşlar Tekrârını ömrün eder i’lân. Kuşlar mıdır onlar ki her akşam Âlemlerimizden sefer eyler? Yahya Kemal Beyatlı'nın "Sessiz Gemi" şiiri: >Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. Rıhtımda kalanlar bu seyâhatten elemli, Günlerce siyâh ufka bakar gözleri nemli. Bîçâre gönüller! Ne giden son gemidir bu! Hicranlı hayâtın ne de son mâtemidir bu! Dünyâda sevilmiş ve seven nâfile bekler; Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler. Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden, Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden. Türk edebiyatında saf şiirin öncüleri kabul edilen diğer şairler ve eserleri arasında Necip Fazıl Kısakürek (Çile), Asaf Halet Çelebi (Naima), Cahit Zarifoğlu (Yaşamak) sayılabilir.
Kültür ve Sanat
Saat kulesi neyi temsil eder?
Realizm ve realist yaklaşım nedir?
Rabia işareti nereden gelir?
Reggea müzik ne anlatıyor?
Roman nedir ve özellikleri nelerdir?
Rölyef nedir?
Saatleri Ayarlama Enstitüsü Aristidi Efendi hangi karakter?
Rahel'in hikayesi nedir?
Rafadan tayfa'nın en güzel hikayesi hangisi?
Raggae müzik ne anlatıyor?
Polifoni nedir?
Punch için hangi kağıt kullanılır?
Rölyefe hangi kalıpla başlanır?
Pompompurin nasıl boyanır?
Pilli bebek olsun hangi albümde?
Sahne ve gösteri sanatları nelerdir?
Rtük hangi bakanlığa bağlıdır?
Sakkara neden önemli bir yer?
Rafadan Tayfada Sevim kaç yaşında?
Reji yönetimi ne iş yapar?
Sabahattin Ali kaç tane eser yazmıştır?
Prens ve prenses arasındaki fark nedir?
Polonya'nın neden iki bayrağı var?
Rönesans mimarisi özellikleri nelerdir?
Rakı kadehleri neden dolu içilir?
Sabır üzerine şiir kim yazdı?
Pop Art'ın en önemli sanatçısı kimdir?
Punch nakışı için hangi kasnak kullanılır?
Rachel Mc Adams nasıl ünlü oldu?
Rus dansçılar neden ünlü?
Pop-art neden ortaya çıktı?
Pyramid saz teli kaliteli mi?
Sagopa Kajmer'in çocuğu var mı?
Ronaldo'nun kökeni nereye dayanıyor?
Pixel art için hangi kağıt kullanılır?
Polak hangi ırktan?
Reaya askeri yapı mıdır?
Rio Karnavalı Brezilya'da ne zaman yapılır?
Rüveydâ şiiri ne anlatıyor?
Safahat'ın konusu nedir?