Soyadı Tüzüğü , 2525 sayılı Soyadı Kanunu'na dayanarak hazırlanmış ve her Türk vatandaşının soyadı kullanımını düzenleyen bir tüzüktür
Bazı önemli maddeleri :
Bu tüzük, 29 Nisan 2009 tarihli değişiklikle güncellenmiştir
Soyadı Kanunu'na göre, aşağıdaki soyadları kullanılamaz: Rütbe ve memuriyet bildiren soyadları. Aşiret isimleri. Yabancı ırk ve millet isimleri. Ahlaka aykırı ve gülünç soyadları. Umumi edeplere uygun olmayan soyadları. Ayrıca, "ağa", "hacı", "hafız", "hoca", "efendi", "bey", "beyefendi", "hanım", "hanımefendi", "paşa", "hazret" gibi ünvan ve lakaplar da 26 Kasım 1934 tarihinde çıkarılan bir kanunla kaldırılmıştır.
2525 sayılı Soyadı Kanunu'na göre, soyadı seçme hakkı ve görevi evlilik birliğinin reisi olan kocaya aittir. Koca ölmüş ve karısı evlenmemişse veya koca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle vesayet altında bulunuyorsa ve evlilik devam ediyorsa bu hak ve görev kadına geçer. Kocanın vefatıyla kadın evlenmişse veya koca önceki fıkrada belirtilen sebeplerle vesayet altına alınmış ve evlilik sona ermişse bu hak ve görev, çocuğun baba tarafından olan kan hısımlarından en yakın erkeğe ve bunların en yaşlısına, yok ise vasiye aittir. 2003 yılında Medeni Kanun'da yapılan değişiklikle, soyadı seçme hakkı ailenin başı sayılan kocadan alınarak reşit olan bireye verilmiştir.
Soyadı Kanunu'nun 4. maddesi, 21 Haziran 1934 tarihli ve 2525 sayılı kanunla düzenlenmiştir. Maddenin içeriği: > Soy adı seçme vazifesi ve hakkı evlilik birliğinin reisi olan kocaya aittir. İptal edilen kısım: > Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır. Bu kısım, Anayasa Mahkemesi'nin 8/12/2011 tarihli ve E.: 2010/119, K.: 2011/165 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Güncel durumda maddenin devamı şu şekildedir: > Koca ölmüş ve karısı evlenmemiş olursa veyahut koca akıl hastalığı ve akıl zaifliği sebebiyle vesayet altında bulunuyor ve evlilik de devam ediyorsa bu hak ve vazife karınındır. Kocanın vefatiyle karı evlenmiş veya koca önceki fıkrada belirtilen sebeplerle vesayet altına alınmış ve evlilik de sona ermiş ise bu hak ve vazife, çocuğun baba cihetinden olan kan hısımlarından en yakın erkeğe ve bunların en yaşlısına, yok ise vasiye aittir.
Soyadları, Orta Çağ boyunca Batı Avrupa'da nüfus artışı ile birlikte insanların birbirinden ayırt edilmesini sağlamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Soyadlarının kökeni genellikle mesleklerden, aile büyüklerinin karakteristik özelliklerinden veya aile boylarından gelir. Türkiye'de ise 1934 yılında çıkarılan Soyadı Kanunu ile her vatandaşın bir soyadı alması zorunlu kılınmış ve bu soyadları ailelerin kendilerini tanımlayan özelliklerine göre belirlenmiştir.
Soyadları, çeşitli nedenlerle insanlara verilir: 1. Ayrımcılığın azaltılması: Soyadları, insanların dini, sosyal ve ailevi unvanlarının neden olduğu ayrımcılığı ortadan kaldırmak için verilir. 2. Kimlik tespiti: Nüfus işlemleri, askere alma, okul kaydı ve tapu gibi resmi işlemlerde kişilerin kimliklerinin doğru bir şekilde belirlenmesini sağlar. 3. Miras ve aile bağlarının takibi: Soyadları, mirasların doğru bir şekilde dağıtılması ve ailelerin ayrımının kolaylaştırılması için önemlidir. 4. Gülünç ve ahlaka aykırı isimlerin engellenmesi: Ahlâka aykırı ve gülünç adların soyadı olarak alınmasını yasaklayarak toplumda daha düzgün bir dil kullanımını teşvik eder.
Soyadı Kanunu ile soyunun nasıl belirlendiğine dair bir bilgi bulunamamıştır. Ancak Soyadı Kanunu ile ilgili şu bilgilere ulaşılmıştır: Soyadı Kanunu, 21 Haziran 1934 tarihinde kabul edilmiş, 2 Temmuz 1934 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanmış ve 2 Ocak 1935'te yürürlüğe girmiştir. Bu kanunla her Türk'ün öz adından başka soyadı taşıması zorunlu hale getirilmiştir. Söyleyişte, yazışta ve imzada öz ad önde, soyadı sonda kullanılmıştır. Rütbe ve memuriyet, aşiret ve yabancı ırk ve millet isimleriyle, ahlaka aykırı ve gülünç soyadları kullanılamamıştır. Soyadı seçme görevi, 2003'te Medeni Kanun değişinceye kadar ailenin başı sayılan kocaya verilmiştir.
Soyadı Kanunu'ndan önce, Osmanlı Devleti'nde kişilerin soyadları yoktu. Ayrıca, kişilerin yaptıkları meslekler ve sahip oldukları karakter özellikleri de isimlerin yanında kullanılan ayırt edici unsurlar olarak ön plana çıkardı. "Oğlu/kızı" gibi sadece baba adı, aile adları yanında da kullanılıyordu. Zaman zaman lakap ve şöhretler de soyisim yerine geçerdi.
Hukuk
Takside fiş kesilmezse ne olur?
Tapu randevusu kaç gün geçerli?
Süre uzatımında hangi şartlar aranır?
Soyadı tüzüğü nedir?
Sömürünün amacı nedir?
Tapuda şerh varsa ev alınır mı?
Tanıklar ön inceleme duruşmasında dinlenir mi?
Suat Pamukcu neden istifa etti?
Sözleşme tarafları nasıl belirlenir?
Tanıklar hangi soruları cevaplamak zorunda?
Tanıma-tenfiz kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
T-tipi cezaevinde hangi kurallar var?
Taşeron sözleşmesi kaç yıl?
Sosyal medya paylaşım izni nasıl alınır?
Tango'da Türk kullanıcılar nerede?
Takpas nedir?
Sınav harcı yatırınca randevu otomatik iptal olur mu?
Tahkim Merkezi'ne kimler başvurabilir?
Tapu kayıt belgesini alan kişi ne yapmalı?
Tapu işlemleri için hangi günler randevu alınır?
Tahdit kodu ne zaman kalkar?
Sınır kapılarından kimler geçebilir?
Tapu ve Kadastro mezunu tapu memuru mu?
Tahliye davasında istinaf sınırı neye göre belirlenir?
Sözleşmede okudum anladım nasıl yazılır?
Tanık koruma programı nedir?
Sıra cetveline şikayet süresi ne zaman başlar?
Tasarrufun İptali Davasında ihtiyati tedbir nasıl alınır?
Süleyman Soylu 21. yüzyıl siyasetçileri arasında neden önemli bir figür?..
Tazyık hapsi sicile işler mi?
Tanık göstermede sorulan sorular nelerdir?
Tasfiye edilen eşya geri alınabilir mi?
TatilBudur şikayet nasıl yapılır?
Sözleşmeli er birlik seçimi nasıl yapılır?
Tazminat davasında davalı istinafa nasıl cevap verir?
Tapu fotoğrafı nasıl olmalı?
Tatil günlerinde işçiler çalışmak zorunda mı?
Tapu iptali ve tescil davası kesinleşmeden ihtiyati tedbir kalkar mı?
Talep di̇lekçesi̇ kaç gün içinde verilir?
Sulh ceza ve sulh hukuk arasındaki fark nedir?